SON PAYLAŞILANLAR

Site içi arama

30 Eylül 2014 Salı

0 18. Madde Uygulamasında Temel İlkeler

18. madde uygulamasına ilişkin uygulamalardaki işleyiş kanun ve yönetmelikle belirlenmiş olmakla beraber uygulamalarda karşılaşılan farklılıklar göz önünde bulundurulduğunda uygulamalardaki temel ilkeler aşağıda belirtilen şekilde olması gerekmektedir.

İlgili alana ait 1/1000 veya 1/5000 ölçekli uygulama imar planının olması gerekmektedir. Birebir arazi kullanımını göstermeyen küçük ölçekli nazım imar planları yada mevzii imar planına göre imar uygulaması olanaklı değildir.

18. madde uygulaması mutlaka imar planına uygun olmalıdır. DOP en çok %40'a kadar olmalıdır. Bununla beraber her düzenlemede DOP'un %40 olması imar uygulamasını konut alanı elde etme amacından uzaklaştırır. Düzenleme sahasının sınırları içinde imar planına göre konut (iskan) alanı olması gerekir. İmar uygulaması 1/1000 ölçekli imar planında iskana ayrılmış alanlarda uygulanır. Bunun dışında tamamı sanayi alanı, tarımsal alan ve yapı yasağı getirilen alanlar gibi iskana açık olmayan yerlerde imar uygulaması yapılamaz. Düzenleme sahası içinde yapı olup olmaması önemli değildir.


Uygulama alanı bir parsel olarak belirlenemez. Uygulama alanı en az ada bazında olmalıdır. Ancak adanın bir kısmı imar planına göre uygun şekilde yapılanmış ise o zaman geriye kalan sahada 18. madde uygulaması yapılabilir. Uygulama sonuçlarının belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulu kararı ile onanması gerekir. Tapu idaresinin çok açıkça kanuna aykırılık olması halinde karşı koyma yetkisi yoktur, imar uygulaması sonuçlarının tapu idaresince tescillerinin yapımında.

18. madde uyarınca yapılan imar uygulaması resen yapılır. Bu madde uyarınca yapılan uygulamalarda hak sahiplerinin rızasına yada muvafakatine gerek yoktur. Sadece bu madde dayanak alınarak yapılan uygulamalarda, dağıtım-tahsis aşamasında hisselerin ferdileştirilmesi yani düzenlemeye hisseli giren mülkiyetin tekil mülkiyete dönüştürülmesi yapılamaz. İmar uygulamasına giren bütün parsellere karşılık olarak bir yer müstakil, hisseli yada kat mülkiyeti esasına göre verilir. Yani DOP kesintisinden sonra geriye kalan alanın bağımsız bir imar parseli oluşturmuyor diye bedele dönüştürülmesi mümkün değildir.

29 Eylül 2014 Pazartesi

0 18. Madde Uygulaması Nedir? Nasıl Yapılır?

3194 sayılı imar kanununun 18. maddesi uygulamalarının yasal dayanakları ve bu maddeye ilişkin uygulama esasları idari bir kararla gerçekleşir. Bu kararda düzenleme bölgesi belirlenir. Düzenleme alanı seçilirken konut yönünden gelişme alanları ve umumi hizmetlere ayrılan alanların herkese dengeli dağıtım ilkelerine dikkat edilir. Bunun dışında düzenleme sınırının tespitine ilişkin varsa imar planı, yoksa yönetmelik kurallarına uyulur.

Bu aşamadan sonra bir takım ön çalışmalar yaparak mülkiyete ilişkin belgeler tespit edilir, halihazır harita yenilenir, uygulamaya yönelik özet cetveli, tahsis cetveli, ada dağıtım cetveli, DOP hesabı cetveli ve kadastro ayırma çapı cetvelleri düzenlenir. Bu aşamada kanunen muhafazası gereken yapılar korunur, DOP alınmayacak parseller tespit edilir ve kapanan yollarla yeşil alan gibi yerler DOP hesabına ilave edilir. İmar uygulaması yapılacak alanda bulunan umumi hizmet alanları DOP ile kamuya kazandırılırken Yönetmeliğin 12. maddesi uyarınca diğer kamu alanlarına ileride kamulaştırılmak üzere hisselendirme yapılır. DOP ile umumi hizmet alanlarına yapılan aktarmalarda ücret ödenmez. Bunlar imar uygulaması nedeniyle değer artışı karşılığı olarak alınır, 12. maddeye göre yapılan hisselendirmelerin ise ileride kamulaştırma sırasında bedelleri ödenecektir.

Bundan sonra mümkün mertebe aynı yerden imar parseli verilmesi ana ilkesi uygulanır. Zorunluluklar nedeniyle aynı yerden imar parseli verilmesinin mümkün olmadığı taktirde, en yakın yerden parsel verme yada hisselendirme yapılır. Dağıtım ve tahsis, müstakil, hisseli ve kat mülkiyeti esasına göre yapılabilir.

28 Eylül 2014 Pazar

77 Temel Ödevler

Program adı: Temel Ödevler
Version: 1.0
Amaç: Temel Ödevlerin Çözümü
Kapsam: Bütün temel ödevlerin çözümü tek bir programda...

İNDİR

Programın görüntüsü:


26 Eylül 2014 Cuma

0 Ulaşım Terimleri ve Tanımlar

Karayolu, her türlü taşıt ve yaya ulaşımı için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlara denir.

Karayolu Trafiği, karayolunu ulaşım amacı ile kullanan motorlu ve motorsuz taşıtlar ile yayaların yol üzerindeki hareketleri, karayolu trafiğini oluşturur.

Bir yolun arazi üzerinde izlediği doğrultuya bu yolun geçkisi (güzergahı) denir.

Yolun yatay bir düzlem üzerindeki izdüşümü ise plan olarak tanımlanır. Bir yolun ekseni, planda düz giden kısımlar ile bunlar arasında kalan eğri kısımlardan oluşur. Düz kısımlara aliyman, eğri kısımlara da kurba (kurp) denir.

Plandaki yol ekseni bir doğru boyunca açılır ve bunun düşey bir düzlem üzerinde izdüşümü alınırsa boykesit (profil) elde edilir. Boykesit de eğimli olarak devam eden düz kısımlar ile bunları birbirine bağlayan eğrilerden oluşur. Eğri kısımlara düşey kurba adı verilir. Bu düşey kurbalar dairesel veya paraboliktir.

Taşıt ve yayaların ulaşımları sırasında karayolunu kolaylıkla kullanabilmeleri için doğal zeminin belli bir en kesit şekline dönüştürülmesi gerekir. Bu amaçla yol en kesitinde bazı yerler kazılır, bazı yerler doldurulur. Bu kazma ve doldurma işlemine toprak işi adı verilir.

Doğal zeminin düzeltilmesinden ibaret olan bu işe uygulamada çok zaman toprak tesviyesi ya da kısaca tesviye de denir. Toprak işi sonucu ortaya çıkan yüzey tesviye yüzeyidir. Tesviye yüzeyinin uygun enine ve boyuna eğim de verilerek bir greyder yardımı ile son olarak düzeltilmesi işlemine ince tesviye (reglaj) denir.

Yolun, tesviye sonunda, daha önceden saptanan kot ve en kesit şekline getirilmiş kısmına altyapı denir. Sanat yapıları da altyapı içine girer. Altyapı yolun esas taşıyıcı kısmıdır. Yolun, trafik yüklerini taşımak ve bu yükü taban zemininin taşıma gücünü aşmayacak şekilde taban yüzeyine dağıtmak üzere altyapı üzerine inşa olan ve temel altı, temel, kaplama tabakalarından oluşan kısmı ise üst yapı olarak tanımlanır.

Altyapı ve üst yapıdan oluşan yol gövdesinin oturduğu doğal zemin ise yol tabanıdır.

Temel altı (alt temel) tabakası; tesviye yüzeyi üzerine serilen ve genellikle kum, çakıl, taş kırığı, yüksek fırın cürufu gibi malzemelerden inşa olan tabakadır. Trafik yükünün temel üzerine yayılmasında temel tabakasına yardımı yanında su ve don tesirlerine karşı tampon bölge vazifesi de görür.

Temel tabakası; temel altı tabakası ile kaplama tabakası arasına yerleştirilen doğal kum, doğal çakıl veya kırmataş ile az miktarda bağlayıcı ince malzemeden oluşan tabakadır. Başlıca görevi trafik yükünü temel üzerine yaymak, bu arada trafiğin darbe tesirlerini yok etmektir.

Temel tabakası üzerine inşa olan ve trafiğin doğrudan doğruya temas ettiği genellikle beton, parke vb malzeme ile yapılan tabakaya da kaplama (döşeme) adı verilir. Esas görevi düzgün bir yuvarlanma yüzeyi oluşturmaktır. Bir ya da birkaç tabaka halinde inşa olunur. Bunlardan en üstte bulunan tabaka trafiğin ve iklim koşullarının bozucu etkisine karşı koyan aşınma tabakasıdır. Bunun altındaki tabaka ise binder tabakasıdır.

Banket, yol kaplamasının iki yanında, kaplamaya bitişik ve kaplama kenarı ile şev başı arasında kalan kısma denir. Arıza vb. olağan dışı hallerde taşıtların durmasına ayrılmış olup ayrıca kaplamayı yandan desteklemek suretiyle dağılma yolu ile bozulmayı geciktirir. Banket teşkili sırasında dikkate alınacak başlıca hususlar; banket genişliğinin yeterli olması ve yol boyunca sürekli olarak bu genişliğini muhafaza etmesidir. Taşıt kullananların kolaylıkla farkedebilmesi için banket farklı dokuda veya renkte bir malzeme ile kaplanır. Yağış sularının yol gövdesine sızmasını önlemek için, kaplamaya göre enine eğimi fazla tutarak sızma azaltılmaya çalışılır. Banket genişlikleri inşa edilen yolun sınıfına ve arazi durumuna göre 1 ile 3 metre arasında değişir.

Yolun enine yönde bölüntüsüz ve kaplama ile banketlerden oluşan kısmına platform denir. Şehir içi yollarda yaya kaldırımları veya orta refüj kenarı, şehir dışı yollarda hendek ve dolgu şevi başları ile sınırlanmıştır. Platform genişliği; şerit sayısı, şerit genişliği ve iki yandaki banket genişliklerine bağlıdır.

Hendek; yolun yarma kesimlerinde banket ile yarma şevi arasında uzanan ve yol platformu ile yarma şevine gelen yağış sularının toplanıp aktığı kanaldır. Bunlara kenar hendek veya yan hendek de denir. Genellikle üçgen veya yamuk kesitli olurlar. Derinlikleri genellikle 0.30 ile 0.75 m arasındadır. Yarmalarda, yamaçlardan akan yağış suları erozyon yolu ile şevin bozulmasına neden oluyorsa şev tepesinden bir miktar geride olmak üzere tesviye eğrisi hattına paralel olarak yine üçgen veya yamuk kesitli olmak üzere hendekler açılır. Bunlara da kafa hendeği denir.


Bordür; şehir içi yollarda kaplama ile daha yüksek kotta bulunan yaya kaldırımı arasına veya kaplama ile orta refüj arasına yerleştirilen, genellikle taş ya da betondan yapılmış kenar taşı mahiyetindeki yol elemanıdır.

Yine şehir içi yollarda, yağış sularının kolayca akması için bordür ile kaplama arasına yapılan kısma bordür oluğu (kanivo) denir.

Bordür kenarında birikip oluk boyunca akan yağış sularının yola veya yol temeline zarar vermeden kanalizasyon veya yağmur suyu drenaj şebekesine akmasını sağlayan yapılara rögar (baca) denir.
Bir dolguda platformun dış kenarı ile doğal zemin, yarmada ise hendek tabanı ile doğal zemin arasındaki eğik yüzey bu dolgu veya yarmanın şevidir. Şev eğimini belirlemede gözetilen iki ana faktör, zeminin kendini tutma özelliği ile dolgu veya yarmanın yüksekliğidir. En çok kullanılan dolgu şevleri 3/2, 3/1 ve 4/1’dir. Yarma şevleri için 1/2, 1/1, 2/1 ve 3/2’dir. 3/2 şev; yatayda üç, düşeyde iki birimine isabet eden eğim demektir.

Yol yüzeyine düşen yağış sularının platformu bir an önce terk edebilmeleri için yol en kesitine eksenden banket ya da kaplama dış kenarına doğru olmak üzere her iki tarafta verilen eğime enine eğim denir. Yağış sularının kolayca ve kısa sürede akabileceği ince dokulu asfalt kaplamalar için 0,01 ile 0,02 arasında bir eğim uygundur. Çakıllı kaplamalarda enine eğim 0,03 ile 0,04 toprak yollarda ise 0,04 ile 0,06 arasında olmalıdır. Beton yollar için 0,02’den düşük eğim kullanılabilirse de minimum eğim 0,015 olmalıdır. Yola boyuna doğrultuda verilen eğim de boyuna eğim olarak tanımlanır. Drenaj amacı ile yola minimum 0,003 – 0,005 arasında bir boyuna eğim verilmelidir.

Yol kaplamasının ortasından geçtiği varsayılan çizgiye (doğrultuya) yol ekseni denir. Bölünmemiş yollarda karşı yönlerden gelen trafiğin kullanabilecekleri yol kısmını göstermek amacıyla yol üzerine çizilen boyuna doğrultudaki çizgiye de eksen çizgisi adı verilir.

Taşıtların tek dizi halinde güvenle hareket edebilmeler için yeterli kaplama yüzeyine trafik şeridi, aynı yönde hareket eden trafiğin kullanacağı şeritleri birbirinden ayıran boyuna doğrultudaki çizgilere de şerit çizgisi denir. Şerit genişliği, trafik cinsi ile hıza bağlıdır. Üçüncü sınıf veya köy yolları gibi trafiğin daha az olduğu tali yollar için 3,00 m, ikinci sınıf yollar için 3,50 m ve birinci sınıf ana yollar için 3, 60 ile 3,75 m şerit genişlikleri uygun kabul edilebilir. Şehir içi yollarda uygulanan şerit genişliği genellikle 3,00 ile 3,65 m arasında değişir.

Yüksek standartlı yollarda taşıtların durmaları ve park etmeleri için kenarda yardımcı ilave şeritler yapılır. Bunlara park şeridi adı verilir. Bu şeritler için şehir içi yollarda 2,50 m, kırsal yollarda 3,00 m’lik genişlik normal sayılabilir.

Dağlık bölgelerdeki rampalarda yol iki şeritli ise, yavaş giden taşıtların kullanmaları için yolun en sağ kenarına tırmanma şeridi inşa edilir. Sağında en az 1,50 m’lik banket olmak şartıyla tırmanma şeridi için 3,25 m’lik genişlik yeterli sayılabilir.

Bölünmemiş yol; üzerinde karşı yönlerden gelen trafiği ayıran fiziki bir engelin bulunmadığı tek platformlu yoldur. Bir yöndeki trafik karşı yönden gelen trafik ile orta refüj, korkuluk gibi fiziki bir engel kullanılarak ayrılmış ise bu gibi yollara da bölünmüş yol denir.

Orta refüj; bölünmüş yollarda karşı yönlerden gelen trafiğe ait platformları ayıran ve yol kaplamasına nazaran daha yüksek veya düşük kotta bulunan kısımdır. Orta refüj genişliği, normal olarak şehiriçi yollarda minimum 4 m, kırsal yollarda 7 m olmalıdır. Orta refüjlerin üzeri boş bırakılabileceği gibi zorunlu durumlarda otopark yeri olarak da faydalanılabilir, ya da bitki ile örtülür.

Korkuluk; taşıtların yoldan dışarıya çıkmalarını ve bölünmüş yollarda diğer platforma girmelerini önlemek amacıyla gerekli kesimlerde platform dış kenarlarına konan engellerdir. Çelik putrel, çelik halat vb malzemelerden yapılır.

Kenar taşları ise; yüksek dolgular, daralan yol kesitleri, görüşü kapalı yerler gibi tehlikeli kesimlerde, güvenlik düşüncesi ile, platformun kenarlarını belirtmede kullanılan işaret elemanlarıdır. Kurp taşı olarak da isimlendirilirler. Kenar taşları genel olarak gece trafiğinin güvenliği açısından reflektörize bir boya ile boyanır veya kedi gözü gibi bir elemanla takviye yapılır.

Yolun yapımına başlamadan önce güzergah boyunca yeterli genişlikteki arazinin kamulaştırılması gereklidir. İşte yol güzergahı boyunca uzanan ve her iki yandaki sınırları ile belirli olan bu alanın genişliğine kamulaştırma genişliği denir. Yoldaki trafiğin işletilmesi ile ilgili telefon, elektrik, işaretleme, ayrıca drenaj tesisleri de bu alan içinde yapılır. Kamulaştırma genişliği, yapılacak olan yolun sınıfına ve kaç şeritli olacağına bağlıdır. İleriye ait trafikte tahmin edilemeyen artışlara karşı kamulaştırma genişliğinin fazla tutulmasında fayda vardır. Böylece gerektiğinde yeni şerit ilavesi vb. düzenlemeler kolaylaşmış olur. Kırsal birinci sınıf yollar için 60 m, ikinci sınıf yollar için 40 m, tali yollar için 15-20m genişlik normal kabul edilebilir.

25 Eylül 2014 Perşembe

0 Bağımsız Bölüm Nedir?

Herhangi yapının içinde tek başına kullanılmaya müsait olan bölümlerine bağımsız bölüm denir. Yani bir yapıda bulunan daire, dükkan, depo, mağaza ayrı ayrı bağımsız bölüm olarak kabul edilir. Bir yerin bağımsız bölüm olarak nitelenebilmesi için bazı vasıflara sahip olması gerekmektedir. Bu vasıfları şöyle sıralayabiliriz;
  • Tek başına kullanışlı olabilmesi
  • Daire, dükkan, mağaza, depo gibi vasıflarda olması
  • Zemindeki arsa üzerinde arsa payının ayrılmış olması

24 Eylül 2014 Çarşamba

0 Kübaj Hesabı Nedir?

Kübaj; sıkışma, kabarma, depo işlemleri göz önünde tutularak yapılan toprak hesabıdır. Diğer bir anlam olarak, bir malzemenin hacmini hesaplama işlemidir.

Kübaj hesabı şu şekilde yapılır;

Hafriyat işlemlerinde araziden ne kadar malzeme alınacağı yada dolgu işleminde ne kadar malzeme gerekeceği maliyet hesabı açısından büyük önem taşır. Arazinin plankote haritası yapılarak ilk ve son durum arasındaki ne kadar hacim olduğu ve dolayısıyla malzeme ve maliyet hesapları yapılır.


23 Eylül 2014 Salı

0 Yola Terk Nedir?

Yola terk işlemi, imar planının uygulanışı sırasında, imar parselinin oluşturulabilmesi için taşınmaz mal maliklerince bedelli yada bedelsiz olarak taşınmazın tamamının veya bir kısmının imar planına uygun olarak kamu yararına (yol, yeşil alan, park) terk edilmesidir.

Yani; belediye bir yol çalışması yapacak ve yolu genişletecek ise ve sizin araziniz/arsanız bu yol üzerinde ise bir kısmını yada tamamını belediye hiçbir bedel ödemeksizin elinizden alabilir.

Yola terk için gerekli belgeler; teknik belge, plan örneği ve aplikasyon krokisidir. Teknik çalışma kısmında, yer kontrol noktaları, hesap ve pafta açılması, yüz ölçümü hesapları, plansız alanlarda ayırma, yola cephe koşulu ve encümen-il idare kararı gereklidir.

İmar Yasası'nın ilgili maddelerine göre çalışmalar, yer kontrol noktalarına dayalı olarak yapılır.

Kontrol sırasında tespit edilen hatalar ve noksanlıklarla ilgili formlarda belirtilmek suretiyle ilgili kurum yada serbest mühendise bildirilir. Büro ve arazideki hata ve noksanlıklar giderildikten sonra kontrol işlemleri tamamlanarak "kontrol raporu" düzenlenir. Bu rapor ilgili mühendis tarafından imzalanır. Daha sonra tescil işlemi yapılır. Değişiklik parsellerin fen klasörü ve paftasına işlenir.

22 Eylül 2014 Pazartesi

2 Harita Mühendisliği Büro Staj Defteri/Dosyasi Örneği

Harita Mühendisliği büro stajı, staj dosyası/defteri örneğidir. 

Sadece örnek olması amacıyla paylaşılmıştır. 

Hiçbir değişiklik yapılmadan kullanımlarda doğabilecek maddi veya manevi zararlardan sitemiz sorumlu değildir.

19 Eylül 2014 Cuma

6 NETCAD Dosyalarını Autocad Dosyasına Çevirme

NETCAD ile AUTOCAD ortak formatı ".dxf" tir. NETCAD'de oluşturduğunuz çizim dosyalarını farklı kaydet den ".dxf" uzantılı olarak kaydedip AUTOCAD de açabilirsiniz. Ancak NETCAD de 3 boyutlu olan dosyalar AUTOCAD de 2 boyutta görünmeyebilir. Yani ekranda ya hiç görüntü olmaz yada farklı bir kesit olabilir. Görebilmek için view menüsünden farklı açılardan (top, front v.b komutlarıyla) bakabilirsiniz.

Bir diğer sorun ise NETCAD de yapılan blokların dxf formatına çevrildiginde problem yaratabilme ihtimalidir. Böyle bir durumda AUTOCAD hata mesajı verip dosyayı açmayabiliyor. Çözüm ise .dxf'e çevirmeden önce tüm blokları patlatmak.

17 Eylül 2014 Çarşamba

0 Genel Ölçme İşleri ve Kullanılan Yükseklik Ölçme Teknikler

Uygulama alanları
Modern yükseklik teknikleri
Nivelman ağı ölçmelerinde
Lazerli nivolar ile prezisyonlu ve normal geometrik nivelman

EDM­trigonometrik nivelman


GPS nivelman

Bina içi ve dışı inşaat işlerindeki yükseklik belirlemeleri ve aplikasyonunda
Dönerli lazerli nivolar

Tarım amaçlı arazi tesviye işlerinde
Dönerli lazerli nivolar


Lazerli nivolar ile geometrik nivelman

Topografik alım işlerinde
Dönerli lazerli nivolar


EDM­takeometrik alım


Tek kişilik total station(robot)


Real­time kinematik GPS

Plankote nivelmanı (yatay açı bölüm daireli nivolar ile)
EDM­takeometreler (kayıt üniteli)


Tek kişilik total station(robot)

Kesit nivelmanı
EDM­takeometreler (kayıt üniteli) Sayısal modellerinden elde edilen kesitler
arazi

Fotogrametrik

Düşey aplikasyon
Lazerli nivolar ile prezisyonlu ve normal geometrik nivelman

EDM­trigonometrik nivelman
Deformasyon ölçmeleri
Lazerli nivolar ile prezisyonlu ve normal geometrik nivelman

EDM­trigonometrik nivelman

GPS nivelman
*Geleneksel ölçme işleri ve onların yerini alan modern teknikler ve uygulama alanları

0 Lazer Nivolar ile Nivelman

Lazer nivolar ve özellikle dönen lazer nivolar inşaat ve ziraat işlerinde kullanılan önemli ölçme araçlarından birisi olmuştur. Günümüzde, dönerli lazerli nivolar inşaat ve yapım işlerinde klasik nivoların yerini almıştır. Lazer nivolar normal nivolara göre daha pahalı olmasına rağmen oldukça verimlidir. Lazer nivolar sehpa üzerine monte edildikten sonra yatay düzlemi gösteren kızılötesi ışın düşey eksen etrafında 100­-900/dakika (rpm) hızla dönmektedir. Kızılötesi ışık herhangi bir yüzeye vurduğunda kırmızı nokta olarak gözümüze yansımaktadır. Lazer nivolar için lazer ışığını tutan özel detektör kullanılmak zorundadır. 

Detektör, yatay lazer düzlemi ile merkezleninceye kadar taşıyıcı çubuk yada mira üzerinde aşağı yukarı doğru hareket eder. Çoğu detektörler kullanıcıya yardımcı olmak ve daha iyi doğrulukların elde edilebilmesi için kullanıcıyı sesli ve görsel olarak aşağı ­yukarı doğru yönlendirir. Bazı detektörler farklı doğrulukta çalışma imkanı sunabilmektedirler. Genel olarak iyi düzeçlenmiş dönen lazer nivolar için doğruluk 50 m’de ±2mm, 100 m’de ±4mm olarak verilmektedir (Rüeger, 1998). 

Lazer nivoların menzili lazerlerin çıkış gücüne, atmosferik şartlara ve lazer detektörün algılama inceliğine bağlıdır. Lazer nivoların menzili 0-­900m arası değişebilmektedir. Tüm sistemler akşamları daha uzun menzile sahiptir. Lazer nivolarla özellikle uzun mesafeli çalışmalarda dikkat edilmesi gereken en önemli husus yer eğriliği ve özellikle refraksiyon etkisidir. Çünkü bu konu çoğu zaman dikkate alınmamaktadır. 

Bina içi uygulamalarda, uzaklıklar 50m den daha kısa olması durumunda yer eğriliği ve refraksiyon etkisi ihmal edilebilir. Ancak, uzun gözleme uzaklıklarında önemli büyüklüklere ulaşabilmektedir. Örneğin, 400 m’lik uzaklıklarda yer eğriliği düzeltmesi 12.6mm iken, refraksiyon düzeltmesi ise 37.7mm olmaktadır. 

Refraksiyonun etkisinin minimuma indirilebilmesi için, lazer nivosu yerden mümkün olduğunca yüksek kurulmalı ve ölçüler refraksiyon katsayısının sıfır olduğu gökyüzünün tamamen bulutlu ve rüzgârlı günlerde ya da güneşin doğuş ve batış saatlerinde yapılmalıdır (Rüeger 1998). 

Lazer nivolar, bina inşaat işlerinde inşaat alanının tesviyesi, temel kazıları, beton dökümü, peyzaj işleri, havuz çit, avlu duvarı vb. bina içi ve bina dışı uygulamalarında kullanılabilmektedir. Bina inşaat işleri dışında karayolu projelerinde, baraj inşaatlarında, tarım arazilerinin tesviyelenmesi çalışmalarında, lazer nivolar ekskavatör, grayder, scrayper gibi iş makinelerinin yönlendirilmesinde de kullanılmaktadır. Detektör kazı araçlarının bıçakları üzerine monte edilmekte ve sonuçlar araç kabininden görülebilmektedir. Bu araçların diğer bir kullanım alanı ise alt yapı, raylı sistem, sulama ve kurutma çalışmalarıdır. Kısacası optik seviyeleme yapılan her türlü projelerde lazer nivolar kullanılmaktadır.

Kaynak: Ceylan A., Modern Yükseklik Belirleme Teknikleri: Geometrik Nivelman Tarih mi Oluyor?

0 Sayısal (Dijital) Nivolar ile Geometrik Nivelman

Günümüzde kullanılan sayısal nivolarla ilgili ciddi çalışmalar 1980'li yılların başlarında Wild (Leica) firması ve Dresden Teknik Üniversitesi ile Carl Zeiss Jena (Almanya) firmasının iş birliği başlamıştır. 1980'li yıllarda mikroişlemci teknolojisinde meydana gelen gelişmeler, CCD sensörlerinin gelişimini etkileyerek etkin görüntü işleme (image processing) tekniğinde yeni gelişmeler yaşanmasına neden olmuştur. Bu gelişme, sayısal nivo mira okumasının elektronik görüntü işleme tekniği ile yapılmasını sağlamıştır (Gürdal 2004). Bu konuda yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın ilk sayısal nivosu 1990 yılında WILD (Leica) firması tarafından " WILD NA2000" adı ile üretilmiştir. Bu nivo ile mira okuması ve veri kaydı otomatik hale gelmiştir. Bu aletin talep görmesi ile de bu konudaki araştırmalar artmıştır. 1991'in sonlarında WILD NA3000 üretilmiştir. Daha sonra NA2002, DİNİ 10 ve DİNİ 20 nivoları geliştirilmiştir. İleriki yıllarda, TOPCON, TRIMBLE ve SOKKIA firmaları tarafından sayısal nivolar üretilerek kullanıcıların hizmetine sunulmuştur (Şekil).

Leica (Wild)             Topcon          Trimble (Zeiss) 

Şekil: Sayısal nivolar.

Sayısal nivolar kompansatörlü nivolarla birçok yönüyle benzerlik göstermesine rağmen mira okumaları yönüyle farklılıklar göstermektedir. Sayısal nivoların normal otomatik nivolardan farkı göz yerini alan sıralı elektronik algılayıcıların bulunmasıdır.

Sayısal nivolar nivelman verilerini işleyen ve depolayan programlar ve kontrol üniteleriyle desteklenmiştir. Sayısal nivo ile miraya duyarlı yöneltme, mira bölümlerinin okunması ve veri kaydı otomatikleşmiş olup, kullanım kolaylığı nedeniyle yüksek derecede üretim artışı sağlanmıştır. Sayısal nivolar ile ölçülen mira okumaları; dâhili ve/veya harici bir kayıt ortamına aktarılmakta, bu veriler nivo üzerindeki programlar vasıtasıyla ölçüyü müteakiben değerlendirilmekte veya ölçüler kişisel bilgisayarlara uygun aktarma programları ile aktarılarak bilgisayar programları ile değerlendirilmektedir.

Sayısal nivolar normal olarak barkodlu nivolar ile kullanılmakta olup gerektiğinde klasik miralar ile de kullanılabilmektedir. Dürbünün görüş alanındaki miranın görünen kısmının uzunluğu, nivonun miraya uzaklığının bir fonksiyonudur. Bu nedenle, bu görüntünün işleminin bir parçası olarak, sayısal nivoda mira ile nivo arasındaki uzaklık da hesaplanır. Sayısal nivolarla, ±0.5mm doğrulukla 100 metreye kadar yatay uzaklık okuması da yapılabilmektedir. Günümüzde, dijital nivolar, veri kaydı, kullanım kolaylığı ve yüksek derecede üretim hızı nedeniyle avantajları nedeniyle normal ve prezisyonlu geometrik nivelmana göre daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir.

Sayısal nivolar, hâlen; ulusal düşey kontrol ağlarının kurulması, bakımı ve iyileştirilmesi ile deformasyon ölçmeleri, endüstriyel ölçmeler, topografik ölçmeler, kara ve demiryolu inşaatı ölçmeleri, tünel ve madencilik ölçmelerinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Kaynak: Ceylan A., Modern Yükseklik Belirleme Teknikleri: Geometrik Nivelman Tarih mi Oluyor?

12 Eylül 2014 Cuma

4 Netcad Viewer (Ncz Viewer) Tek Link Download

Netcad Viewer yani diğer adıyla Ncz Viewer .ncz uzantılı dosyalarınızı bilgisayarınızda NETCAD programı yüklü olmadan görüntülemenizi sağlar. Ayrıca dosya üzerinde ada/parsel sorgulama, tabakalara göre çizim, proje bilgisi vb. çeşitli sorgulamalar da yapmanız mümkündür.

Program %100 Türkçe olup ücretsizdir.

.ncz uzantısı hakkında bilgilendirme:
Kısa adı: NCZ dosyası
Uzun Adı: Netcad çizim dosyası
Açıklaması: Netcad isimli teknik çizim programında hazırlanmış grafik dosyalarıdır.


0 Staj Dosyası - Harita Mühendisliği (Arazi Stajı)

Harita Mühendisliği arazi stajı, staj dosyası/defteri örneğidir. 

Sadece örnek olması amacıyla paylaşılmıştır. 

Hiçbir değişiklik yapılmadan kullanımlarda doğabilecek maddi veya manevi zararlardan sitemiz sorumlu değildir.



10 Eylül 2014 Çarşamba

0 Geometrik Nivelman Ölçülerine Getirilen Düzeltmeler

Geometrik nivelmanla elde edilen yükseklik farklarına, gidiş ve dönüş ölçmelerinin farklı atmosferik şartlarda yapılması durumunda atmosferik düzeltme (ısı düzeltmesi) getirilmelidir. Atmosferik düzeltme değerleri,

Ct = (tm ts )hxCe

bağıntısından hesaplanır. Burada, 

Ct
: Mira ısı düzeltmesi
tm
: İnvar şeridinin ölçülen ortalama ısısı (arazide ölçülen)
ts
: İnvar şeridinin ayar ısısı (standardizasyon)
h
: Nivelman noktaları arasında ölçülen yükseklik farkı
Ce
: Miranın her ısı derecesindeki değişimin ortalama ısı genleşme katsayısı (invar uzama katsayısı, m/0C) dir.

Geometrik nivelmanla bulunan yükseklik farklarına nivelman boyunun her iki ucu arasındaki yerçekimi ivmesi değişimlerinden dolayı;

 δo =h – h (d ϕıı ) . ( 0.0053 Sin 2 ϕ) . Sin1 ıı

bağıntısından düzeltme değerleri  hesaplanır. Burada,

δo : Normal ortometrik yükseklik farkı 
h : Nivelman ile elde edilmiş yükseklik farkı
h : Deniz yüzeyinden olan ortalama yükseklik (h=hA +hB)/2)
ϕ ıı : Saniye cinsinden enlem farkı (dϕıı = ϕB - ϕA)
ϕ  : Ortalama enlem (ϕ= (ϕA+ ϕB)/2) dir.

Kaynak: Taktak F., Güllü M., Afyonkarahisar'da GPS gözlemleri ve nivalman ölçüleri yardımıyla yerel jeoid profilinin çıkarılması, Afyon Kocatepe Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi, 2006, 7, 166-181.

0 GPS-Nivelman Yöntemi ile Jeoid Yüksekliği Belirleme

Jeodezik amaçlı GPS gözlemlerinde, uydulara dayalı olarak ölçülen yükseklikler ve rölatif yükseklik farkları Dünya Jeodezik Sistemi-1984 (WGS84) elipsoidine dayalı olarak elde edilen değerlerdir. Ancak, pratik yüksekliklerin bulunabilmesi için elipsoid yüzeyi ile fiziksel yeryüzü arasında bir geçiş yüzeyinin dolayısıyla jeoidin tanımlanması gerekmektedir. Bu şekilde elipsoid yüksekliği, ortometrik yükseklik ve jeoid yüksekliği arasında,

h=H+N

biçiminde bir ilişki mevcuttur.

Burada,

h          : Elipsoidal yükseklik,
H         : Ortometrik yükseklik,
N         : Jeoid yüksekliği,


olarak tanımlanmaktadır (Bkz. Şekil). 

Ortometrik, elipsoidal ve jeoid yükseklik farkları arasındaki ilişki
Kaynak: Taktak F., Güllü M., Afyonkarahisar'da GPS gözlemleri ve nivalman ölçüleri yardımıyla yerel jeoid profilinin çıkarılması, Afyon Kocatepe Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi, 2006, 7, 166-181.
 
Telif Hakkı © 2017 Tüm hakları saklıdır. HARİTA ONLINE
Bu site Blogger tarafından desteklenmektedir.